Cilt ve/veya mukozayı zedeleyerek dış ortamlarla ilişkisi olan kırıklara açık kırık denir. Etiyolojisine bakıldığında sırasıyla: Ateşli silah yaralanmaları, trafik kazaları, spor yaralanmaları, yüksekten düşmeler ve kasırgalar gelmektedir.
Açık kırıkların sınıflandırılmasını etkileyen faktörlere baktığımızda, yumuşak doku hasarının derecesi, kontaminasyon derecesi, kırık şekli ve ilk müdahaleye kadar geçen süre dikkate alınmaktadır. Günümüzde en çok kullanılan sınıflandırma Gustillo-Anderson sınıflandırmasıdır.

Tip 1

Düşük enerjili travma sonucu oluşur.
1cm veya daha küçük yara
Minimal yumuşak doku yaralanması bulunur.
Yara temizdir

Tip 2

Daha yüksek enerjili
1-10 cm arası yara
Orta derecede yumuşak doku yaralanması bulunur.
Orta derecede kontamine yaralanmalardır.

Tip 3

Yüksek enerjili giriş-çıkış yaralnması
10 cm’nin üzerinde geniş ölü yumuşak doku yaralanması vardır.
Yüksek oranda kontominedir.
Nekroz oranı yüksektir.
Genellikle parçalı ve deplase kırık bulunur.

Açık kırık tedavisinde amaç yaşamı korumak, ekstremiteyi korumak, enfeksiyonun önlenmesi, kırığın iyileşmesi ve ekstrmitenin
fonksiyonlarını kazanmasıdır. Açık kırıklardaki tedavi basamaklarını sıralarsak:

  1. Açık müdahale,
  2. Antibiyoterapi,
  3. İrrigasyon+debridman,
  4. Kırık stabilizasyonu,
  5. Yara kapatılması,
  6. Kemik greflenmesi ve
  7. Rehabilitasyon şeklindedir.