Günlük pratiğimizde ayak bileği kıkırdak problemleri ile sık karşılaşmaktayız. Bu hastalarda ayak bileği eklemini oluşturan kemiklerden özellikle talus adını verdiğimiz kemiğin üzerini kaplayan kıkırdakta sınırlı bir alanda hasar görülür. Bu hasar eklem içerisinde yaygın olarak görülürse, bu durum kabaca kireçlenme olarak adlandırılır.

Osteokondral lezyon olarak anılan kıkırdak hasarlarının tedavisinde altın standart artroskopik tedavidir. Kapalı yöntem olarak anılan artroskopik tedavide hasarlı kıkırdak alanı temizlendikten sonra oluşan problemli bölgenin büyüklüğüne göre ek müdahalelerde bulunmak gerekli olabilir. Etkilenen alan 1 cm’den küçük ise bu bölgenin temizlenmesi sonrasında uygulanacak mikrokırık tedavisi genellikle yeterli olur. 1 cm’den büyük hasarlanmalarda ise temizlenen bölgenin öncelikle kemik ile doldurulması gerekir. Bu amaçla ülkemizde sıklıkla dizden alınacak kıkırdak parçaları ile bu bölgenin onarılması önerilir ancak günümüzde kalça bölgesinde leğen kemiğinden alınan kemik parçaları ile temizlenen bölgenin doldurulması, ardından lezyon çatısının özel malzemeler ile kapatılması giderek daha sık kullanılmaya başlanmıştır.

Uygulanan çatı malzemesine eklenecek kök hücre ile de oluşacak kıkırdak dokusunun daha sağlıklı olması sağlanabilir. Bu uygulamanın en büyük avantajı %95 oranında açık cerrahi gerektirmemesi, dizden parça alınmasının gerekmemesi, dolayısıyla sağlıklı diz eklemine hasar riskinin ortadan kaldırılması ve ayak bileğinde herhangi bir kemik kesisi olmayacağından daha hızlı bir iyileşme sürecine izin vermesidir.